Çocuklarınızı Cinsiyet Klişelerinden Bağımsız Olarak Yetiştirmenin 10 Yolu

Kendimi bir feminist olarak görüyorum. Günlük hayatta karşımıza çıkan toplumsal cinsiyet klişeleriyle savaşmak için çok uğraşıyorum. Ancak nasıl olduysa, kendimi de bu tuzaklara düşerken yakaladım. Oğlumla kızımla oynadığımdan daha sert oynadığımı ve konuştuğumu fark ettim. Hatta kızımı ondan daha yumuşak bir şekilde gıdıklıyordum.
Christia Spears Brown’ın “Pembe ve Mavinin Ötesinde Ebeveynlik” isimli kitabını okuduktan sonra, ne kadar çok cinsiyetçi önyargıya sahip olduğumun farkında değildim. O zamandan sonra, karşılaştığım her ebeveyne bu konuda yanlış bildiklerimi anlatmaya çalıştım. Ve sonra, daha geniş bir kitleye ulaşabileceğimi hatırladım. Bu yazıyı bu yüzden yazdım. Tüm ebeveynler ve öğretmenler, sizleri de bu kitabı okumaya davet ediyorum.

Ne Yapılabilir?

Bir bilim insanı olan Brown, burada erkeklerin Mars’tan kadınların ise Venüs’ten geldiği gibi bilgiler paylaşmıyor. Tamamen benzer konulardaki yüzlerce çalışmanın bulgularını analiz eden bir kaynak sunuyor. Bu verilerde, çocukların aslında ne kadar benzer olduğunu görüyorsunuz. Farklılıkları gösteren çalışmalar, sadece pazarlama amacıyla karşımıza çıkarılıyor. (Üstelik biz insanlar da konuları farklı bölümlere ayırmayı severiz, ancak bu durumda bu farklı bölümler geçerli değil.)
Elbette cinsiyetler arasında bazı farklılıklar var (kız çocukları daha çabuk konuşur, erkek çocuklarının daha az içgüdü kontrolü vardır) ancak aynı olan alanlar, farklı olanlardan bir hayli fazla. “Bir erkek çocuğu diğerinden, bir kız çocuğu da diğerinden farklıdır. Bu farklılıklar, iki cinsiyet arasındaki farklılıklardan daha fazladır” diye açıklıyor Brown. Bir çocuğun cinsiyetine göre oluşan farklılıklar aslında kolayca tahmin edilemez.
Ancak çocuklar yetişme çağları boyunca cinsiyetçi davranışlara maruz kaldıktan sonra, kadınların ve erkeklerin arasında olması gerekenden daha büyük farklılıklar ortaya çıkar. Bu yüzden bir deneyimin eril veya dişil olduğuna bakılmaksızın, büyüdükçe farklı deneyimlerin tadını çıkarmak daha doğrudur. Dahası, bu şekilde empati duygusu daha fazla gelişmiş insanlar ortaya çıkacaktır. Brown’a göre cinsiyet klişelerinden uzak ebeveynlik, çocuğun bilişsel, sosyal ve duygusal becerilerinin mümkün olduğunca sürdürülmesini sağlayacaktır.
Aşırı akademik bir anlatımı olmayan Brown, cinsiyet klişelerinin hem erkek hem de kız çocuklarının gelişimi, benlik saygısı ve becerileri üzerinde inanılmaz olumsuz etkileri olduğunu söylüyor ve bu alandaki çalışmalardan alıntılar yapıyor. Örneğin:
Ebeveynler oğullarının matematik ve bilimle kızlarından daha fazla ilgilendiklerini varsayarlar ve çocuklarının bu alandaki gelişimine bakmaksızın bu varsayımda bulunurlar.”
“Kızların bedenlerine karşı hissettikleri olumsuz duygular, Barbie ile oynadıktan sonra eskisine göre daha fazladır.”
“Erkekler, okulda kızlardan daha başarısız olurlar. Çünkü cinsiyetçi klişeler onlara bağımsız olmalarını ve asla yardım istememelerini söyler.”
“Annelerin yaptığı işlerden kaçınan babalar, ebeveyn olmaktan daha az keyif alırlar.”
Liste uzayıp gidiyor. Brown’ın alıntı yaptığı çalışmalar, zararlı cinsiyetçi varsayımların ne kadar yaygın olduğunu ve değişimi etkilemeye çalışmanın ne kadar korkutucu olabileceğini ortaya koyuyor. Ancak bilgi güçtür. Bu yüzden Brown’ın kitabının mutlaka tüm öğretmenler ve ebeveynler tarafından okunması gerekiyor. Bu arada Brown’ın önerilerinden ilham alan küçük, günlük değişimlerin listesine göz atabilirsiniz. Bu liste, çocuklarınızın eksiksiz ve çok boyutlu bir hata sahip olması için neler yapabileceğinizi gösteriyor.

CİNSİYET KLİŞELERİNDEN UZAK OLMAK İÇİN 10 ADIM

Cinsiyetçi

1. Nötr cinsiyetli oyuncaklar alın ve çocuklarınızı bunlarla oynamaları için erken yaştan itibaren teşvik edin.
2. Ergenlikten önce karma cinsiyetli oyun günleri ve partiler düzenleyin.
3. Çocukları “erkekler” veya “kızlar” olarak adlandırmayın. Onlardan “çocuklar/öğrenciler” olarak söz edin. Aksi takdirde onları farklı gruplara ayırır ve cinsiyetinin, kim olduğunun en önemli faktörü olduğu inancını pekiştirirsiniz.
4. Cinsiyetlerle ilgili klişe açıklamalardan kaçının. (“Erkekler ağlamaz” vb.)
5. Çocuğunuz televizyon, kitaplar ve diğer insanlar tarafından cinsiyet klişelerine maruz kaldığında, bu klişeleri çocuğunuzla birlikte sorgulayın ve istisnalara dair örnekler verin.
6. Çocuklarınıza cinsiyete dayalı işler vermeyin. Örneğin çöpü dökmesini kızınızdan, bulaşığa yardım etmesini oğlunuzdan isteyin.
7. Erkek çocuğunuzla da kız çocuğunuzla konuştuğunuz kadar konuşun. Duygularından bahsedin. O da bir gün ebeveyn olabilir.
8. İtfaiyeci, polis, postacı gibi mesleklerden erkeklerin yaptığını varsayarak bahsetmeyin.
9. Kızlara görünüşleri için iltifat etmeyin. Sıkı çalıştığı ve çaba harcadığı için iltifat edin. İlgi alanlarını sorun ve onu o alanda teşvik edin.
10. İnternet kullanımı ve izledikleri televizyon programlarını takip edin. Reklamları yasaklayın. Klişeler kızları görünümlerini geliştirmek için teşvik ederken, erkekleri de saldırgan olmaya ve şiddet göstermeye iter.

Kaynaklar:

Huffington Post

Brown, Christina Spears, Pembe ve Mavinin Ötesinde Ebeveynlik

Yorum yapın