ÖĞRETMENLER TOPLUMDAN DAHA FAZLA SAYGI GÖRMEYİ HAKEDİYOR!

Ben bir öğretmenim ve bunun nasıl bir şey olduğunu biliyorum.

Öğretmenlik mesleğimin ilk yılında, veli toplantıları beni en çok korkutan şeylerin başında geliyordu. Bu veli toplantılarında, öğrencilerimin ebeveynleriyle yüz yüze gelmem ve onlara çocuklarının durumu ile ilgili bilgi vermem gerekir. Bundan nefret ediyorum, çünkü benden büyük insanlarla, özellikle de benden deneyimli olduğunu düşündüğüm ebeveynlerle konuşma konusunda kendime güvenemiyorum.

Dört yıldır öğretmenlik yapıyorum ve geçmiş yıllarda birçok veli toplantısını başarıyla atlattım. Veli toplantıları bazen, her zaman olmasa da, öğretmenler için stres kaynağıdır. Bu toplantılar beni tamamen enerjisiz bırakırdı ve mesleğime dair şevkimi yitirirdim.

Öğretmenlerle konuşurken son derece kaba davranan bazı ebeveynler tanıdım. Öğretmenlikle ilgili her şeyi biliyormuş gibi davranan bu ebeveynler yüzünden veli toplantılarından nefret ettim. Keşke birbirimizle yer değiştirebilseydik, böylece farklı kişilikleri, aile geçmişleri ve eğitim alanları olan 40’tan fazla öğrenciyi idare etmenin ve eğitmenin nasıl bir şey olduğunu bilebilirlerdi.

Ne olursa olsun, öğretmenlere saygı duymak için birçok neden olduğuna inanıyorum.

1) Çocuğunuzun okul ücretini ya da devlete vergiyi ödediğinizde, temelde öğretmenin de maaşını ödemiş olsanız da, çocuğunuza iyi bir eğitim vermeye çalışan bir öğretmenle, bir ebeveyn ya da müşteri olarak bile kaba konuşmaya hakkınız yok. Öğretmenler insandır ve insani hakları vardır. Siz onların haklarına saygı duyarsanız, onlar da sizinkilere saygı duyar.

2) Lütfen veli toplantısında öğretmenin kişisel alanına girmeyin. Onun kişisel ve özel hayatına saygı gösterin. Öğretmenin kişisel hayatında neler yaşadığını bilmiyorsunuz. Öyleyse onun kişiliğine hakaret edemezsiniz. Paranız, istediğiniz kaba şeyleri söylemek için yeterli bir unsur değildir.

3) Öğretmenlerden, ellerinden gelenin fazlasını beklemeyin. Ben, öğrencilerin gelişmesi için ellerinden geleni yaptıklarına inanıyorum. Öğretmenlerin her şeyin üstesinden gelmesini beklemeyin. Yapacak çok işleri var. Çocuğunuzu her an izleyemezler. Sizin çocuğunuz dışında izlemeleri gereken çok sayıda öğrenci var.

4) Öğretmenler mükemmel değildir. Kusurlarımız var, hatalar yapıyoruz ve bazen yanlış kararlar veriyoruz. Çocuğunuzun yaşadığı her şeyin bizim sorumluluğumuz olmasını beklemeyin ve çocuğunuzun da aslında sorumlu olduğunu unutmayın. Çocuğunuz okul kurallarına ve düzenlemelerine uymalı, hatta öğretmenin koyduğu kuralları da takip etmelidir. Eğer bunları yapmadıysa, bunun bizim suçumuz olmadığını anlamalıdır. Çocuğunuz sınıftaki düzeni ve huzuru sağlamak için koyulan kurallara uymazsa, beklenmeyen şeyler olabilir.

5) Konuşurken nazik olun. Öğretmenler de herkes gibi saygı görmeyi hak ediyor. Sizin iyiliğinizi istiyoruz. Çocuğunuza paranın satın alamayacağı yetenekler edindiriyoruz. Çocuğunuzun eğitiminde ebeveynlerin de sorumluluğu olduğunu anlayın. Onları sadece okula göndererek değişime uğramalarını isteyemezsiniz. Eğitimlerinin büyük bir bölümü size de bağlı.

6) Özellikle öğretmenlere kaba davranan ebeveynler var. Ve onlardan özellikle çocuklarını iyi tanımalarını rica ediyorum. Çocuğunuz okula geldiğinde bambaşka şekilde davranabilir. Bugünün jenerasyonu çok karışık kişilik özelliklerine sahip. Çocuğunuzu çok iyi tanıdığınızı iddia etmeyin ve çocuğunuzun performansı değerlendirirken öğretmenin yeterince dürüst davranmadığını söylemeyin.

7) Sadece okulun isminden dolayı karşılanamaz beklentilerin içine girmeyin. Okulun isminden çok şey beklemek, hayal kırıklığını beraberinde getirir. Doğruyu söylemek gerekirse, bir okulda ne oluyorsa, diğerinde de genellikle o olur. Bütün okullar aynı duyguyu paylaşır. Çocuğunuzu okuldan uzaklaştırmanın ve bir başkasına transfer etmenin onun için iyi olacağını düşünüyorsanız bunu yapın. Belki de çocuğunuzun buna ihtiyacı vardır.

8) Ebeveynlerin sınırlarını bilmeleri gerektiğini düşünüyorum.

9) Eğitimli bir insan çatışmayı diplomasiyle çözer. Bir eğitim kurumundayız ve tüm çatışmaları profesyonelce çözmenin doğru olduğunu düşünüyorum. Öğretmen olarak, bunu yapamayacak bazı ebeveynler olduğunu biliyorum. Durumlarını anlıyor ve saygı duyuyorum.

10) Öğretmenler işçidir, ancak para hiçbir zaman gençlere verdikleri özeni ve emeği satın alamaz. Ebeveynler kendi çocuklarını eğitemezlerse, bir odada 40’tan fazla öğrenciyi eğiten öğretmenden, yapabileceğinin fazlasını bekliyorsunuz demektir.

Öğretmenlik, yapması gerçekten zor bir iştir. Asla kolay olmayacak. Ödediğiniz para, okuldayken yaşadığımız tüm tecrübeleri ve kalp kırıklıklarını telafi etmek için yeterli olamaz.