Çarklar arasında

  • K2_WRITTEN_BY  Yeşim Erberksoy
  • K2_PUBLISHED_IN Blog
  • K2_READ 3399 K2_TIMES

“Daha çok ders, daha çok etüt, daha çok sınav.” Reklam panolarında gördüğüm bir özel okul reklamı sloganı bana yıllar önce okuduğum Hermann Hesse’in “Çarklar Arasında” adlı kitabını hatırlattı . Yazar bu kitapta başarılı olma adına toplumun ona hazırladığı çarklarda ezilişini, istekleri ve yetenekleri yadsınan bir eğitim sisteminde yaşadıklarını anlatıyor.

Günümüzde dershanelerin kapanması, bir çoğunun devlet desteği ile bu sefer sınav liseleri olarak karşımıza çıkmasına sebep oluyor. Bunlardan mutlaka bazıları yılların verdiği eğitimcilik tecrübesi, maddi birikim ve iyi niyet ile özel okulculuk işinde de başarılı olacak ve kim bilir belki de gerçekten başarılı ve mutlu mezunlar verecekler.

Ancak, ben baştaki slogana takıldım kaldım. Bu sloganda ne sanat, ne spor ne de eğlenerek öğrenme var. Hemen internet sitelerinden kontrol ettim. Tabi ki en başta dersler ve sınavlardan çok sonra, sosyal aktivitelerden, kulüplerden ve spor imkanlarından bahsediliyor ama bahsediliyor. Birincil hedef değil üstelik bir çok okula dönüşen kurum arsa ve bina maliyetinden dar mekanlara sıkışacağından muhtemelen bu faaliyetleri belli zamanlarda kurum dışında yürütecekler.

Bugün lise arkadaşlarımla buluştuğumda onları sonsuz ve içten bir sevgiyle kucaklıyorum. Sımsıkı sarıldığım herkeste gençliğim, anılarım ve yaşanmışlıklarım var. Öğretmenlerim var hala görüştüğüm çünkü hiç biri binlerce sınav kağıdı arasında kaybolup gitmedi. Hepsiyle anılar, komik hikayeler ve acısı tatlısıyla paylaşımlar biriktirdim.

koçluk eğitimi 

Yıllar sonra bu okullardan mezun gençler bir araya geldiklerinde hangi anılarından bahsedip geçmişi özlem ve sevgiyle anacaklar? “Ahh ne güzel günlerdi binlerce soru çözerdik her gün. Hele o sınavlar bugün bile fotokopiden çıkmış kağıt kokusu burnumda. Hele etütler, bütün gün kafa patlatıp bir o kadar da etütlerde ders çalışıp bitap perişan eve gidişimiz. Ne güzel günlerdi yav”..mı diyecekler?

Hani nerede genç olmak? Yeteneklerinin farkına varmak, onları geliştirmek, akranlarla eğlenmek, paylaşmak, biraz telaş, biraz aşkla dolu kalp çarpıntısı yaşamak, sevdiğinin adını sıralara yazmak. Daha çok ders, etüt ve sınav kalabalığının içinde nasıl öğretmenlerini tanıyıp, bazılarını kendilerine idol seçecek, onların anı ve tecrübelerinden faydalanıp düşünecekler? Üzerlerindeki sınavlarda başarılı sınıf ve okul baskısıyla çalışan öğretmenler de bu çark da ezilmeyecek mi?

Onu bunu bilmem. İçinde birey olarak gelişimin önemine değinilmeyen bir reklam sloganı beni çok düşündürüyor. Birey derken bire bir etüt, derslerde bireysel destek, test taramaları ve kişiye özel programdan değil, gençlerin tek tek umutlarından, isteklerinden ve duygularından bahsediyorum. Değerler diyorum, yetenekler diyorum, gençler eğlenerek öğrensin, hayallerinin peşinde azimle koşup sonunda mutlu olacağı, coşku duyacağı bir mesleğe sahip olsun diyorum. Çarklar öyle sert, yırtıcı, ezici ve baskıcı ki gençlerimizi kaptırmayalım, kollarını kanatlarını kırıp öğütüp bu amansız yarışa kurban etmeyelim diyorum.

Facebook'ta Paylaş

Koçluk Eğitimi

Paul Ekman

1 K2_COMMENT

  • feryal
    feryal, 7 MARCH, 2015 04:03 K2_COMMENT_LINK

    tebrikler. Şahane bir yazı. Hesse'nin hastasıyım ve kitabı okumuştum. Gerçekten de durum buysa Hesse'yi anmamak mümkün değil ve yıllar geçse de bazı şeyler değişmiyor ne yazık ki. Dayatılan hayatları yaşamaktan kim olduğumuzu keşfedemeden geçiyor hayat.

K2_LEAVE_A_COMMENT

K2_COMMENT_FORM_NOTES

© 2014 Sola Unitas Academy. All rights reserved