Nasıl bir babasınız?

  • K2_WRITTEN_BY  Umut Kısa
  • K2_PUBLISHED_IN Blog
  • K2_READ 9155 K2_TIMES

Yüzümü nereye dönsem, sadece boş ellerimi görürüm; önce seni alıp, sonra kaybettiğim, o günü hatırlarım.

Bugün babalar günü. Ben de düşündüm bir an için; çocuğuma ne vermeliyim, ne verirsem bugün benim babama karşı hissettiklerimi o da bana karşı hisseder, yani benimle gurur duyar?

Konuştuğum iletişimde olduğum insanlardan edindiğim izlenim, ilginç bir şekilde kendi ebeveynlerimizin genellikle izlerini takip ettiğimiz yönünde. Zaman zaman da tam tersi yönde gidiyoruz. Aslında Bert Hellinger’in ya da Eric Bern’in çalışmaları da bunu destekliyor.

Geçenlerde dikkatimi çekmişti Soma’da kazada ölen Başmühendis Mehmet Efe’nin dedesi de aynı adı taşıyordu ve dedesi de 47 yıl önce başka bir maden kazasında hayatını kaybetmişti. İlginç, hem isim hem kader… Ve ölenin acısı başka bir yerde ama küçükken babasını, büyükken ise oğlunu kaybeden her ikisini de kaybederken başlangıcı ve bitişi olan tamamlanamamış 47 yıl. Başlangıç ve bitiş…

Aslında genç yaşta babasını kaybeden birinin kendi çocuğunu babası yerine koyması, ismini vermesi pek de az karşılaşılan bir durum değildir. İsim vermek, kaderi de vermek anlamına gelir mi bilinmez ama bu olayda tesadüfler mi yoksa ilginç kader oyunları mı dersiniz, size kalmış.  Babanızı unutamayıp adını veriyorsunuz, ama sonra adını verdiğiniz oğlunuzu da kaybediyorsunuz. Daha acısını tahayyül bile edemiyorum.

Düşünceler düşünceleri takip eder ve yine kendi babam aklıma gelir. Yüksek eğitimli sayılmazdı; beni çok severdi, ancak bana verdiği en büyük hediye hayallerinin peşinden giden biri olmasıydı. Benim rol modelim oldu ve kendi hayatımda neyi başarmış olursam olayım bu rol model hep beni cesur, risk alan, hayallerine sarılan biri yaptı.

Ben de kendi kendime çocuklarım için yapabileceğim şeyin ne olduğunu sorduğumda aşağıdaki cevabı veriyorum:

İyi okullarda okutmak, çok oyuncak almak ya da geçimini sağlamak için kendi hayallerimi takip etmeyi bırakmak ve hatta bunun için “çoluk çocuk var, nasıl risk alayım da istediklerimi yapayım” diyerek cesaretsizliğimi rasyonelleştirmek onun için yapabileceğim en iyi şeyler değil bence. Bence yapabileceğim en iyi şey kendi hayallerimi gerçekleştirip başarızılığı sadece geri bildirim olarak alarak yoluma devam etmek. Onun için hayallerime ulaşmak, hem kendim hem onun için... Çünkü ancak öyle her ikimizde mutlu olacağız. Yoksa, büyük olasılıkla o da benim kaderimi takip edecek.

Yani asıl soru, ben kızım için ya da oğlum için nasıl bir baba modeliyim? Hayallerini takip eden mi, yoksa hep razı olan mı?

Bunlar benim kendim için belirlediklerim; sizin için doğru olanlar konusundaysa hiç bir fikrim yok. İsterseniz siz de aşağıda ona nasıl bir baba ya da ebeveyn olmak istediğinizi yazabilirsiniz.

Sevgilerimle

Kaynak: SolaUnitas

K2_LEAVE_A_COMMENT

K2_COMMENT_FORM_NOTES

© 2014 Sola Unitas Academy. All rights reserved