Çocuğunuzun ne kadar güvenilir olduğunu biliyor musunuz?

  • K2_WRITTEN_BY  Nancy Darling
  • K2_PUBLISHED_IN Blog
  • K2_READ 13382 K2_TIMES

Bilmek önemlidir. Çocuklarının alkol tükettiğini bilen anneler, çocukları ile alkolün zararları --özellikle alkollü araç kullanmanın tehlikeleri-- hakkında daha fazla konuşuyorlar. 

Wisconsin Madison Üniversitesi’nden Karen Bogenschneider, “Diğer çocuklar alkol içer, benim çocuğum içmez” konulu bir yazı yazdı. Bu araştırmada, araştırmaya katılan lise öğrencilerinin neredeyse tamamının içki tükettiğini, ancak ailelerinin üçte birinin bunun farkında olduğunu buldu. Daha da şaşırtıcısı ise çoğu ailenin, gençlerin ya da arkadaşlarının çocuklarının içki içtiğini bilmeleri ya da bundan şüphelenmeleriydi, KENDİ ÇOCUKLARI HARİÇ.

Bilmek önemlidir. Çocuklarının alkol tükettiğini bilen anneler, çocukları ile alkolün zararları --özellikle alkollü araç kullanmanın tehlikeleri-- hakkında daha fazla konuşuyorlar. 

Çocuğa güven vermek – İki ucu kör değnek

Konu güvene gelince ailelerin eli kolu bağlanıyor. Çocuklar için ailenin sağladığı güvenin önemi tartışılmaz. Açıkçası bu, iyi bir ebeveyn–çocuk ilişkisinin temel taşı. Buna ek olarak ailesinin güvenini alan çocukların, bu güveni koruyacak şekilde davranışlar geliştirdiklerini görüyoruz. İyi evlatlar güvenilen evlatlar oluyor. Ne kadar fazla güveniliyorlarsa, bu güveni korumak için o kadar çok çabalıyorlar ve daha güvenilir insanlar oluyorlar.

Ancak diğer taraftan, çocuklarına güvendikleri için, onların içine girdikleri kötü durumları fark etmeyen ebeveynler, zamanında gerekli kuralları koyup çocuklarını sorunlardan uzak tutabilmek için anında devreye girme şanslarını kaybediyorlar. Eğer çocuklarının alkol kullanımlarından haberleri yoksa, alkollü araç kullanımıyla ilgili uyarı yapma şanslarını, bira fıçılarıyla dolu partilere gitmelerini engellemeyi ya da bunu yaptıklarında onları cezalandırmayı atlıyorlar.

Ama bir ergen için, hiçbir kötü şey yapmamasına rağmen güven kazanamamasından daha KÖTÜ bir şey olamaz!

Pekiyi, ebeveynler ne yapmalı?

Ebeveynler çocuklarının yalanını anlamakta ne kadar iyiler?

Her çocuk ailelerine bazen yalan söyler. Örneğin 121 lise öğrencisi üzerinde yaptığımız araştırmada 120’si en az bir konuda ailelerine yalan söylediklerini belirttiler. Bir öğrenci de ailesiyle her konuda mutabık kaldıklarını söyledi. (Buna inanmakta kararsızım.) Bu sonuçların benzerlerinin dört ülkede binlerce öğrenci üzerinde yaptığımız araştırmalarda da gördük.

Hemen her çocuk ailesine yalan söyler, bazılarıysa diğerlerinden daha fazla. İlk araştırmada 2’den 36’ya derecelendirmede yalan oranı 35-36’larda çıktı. Genel olarak --şaşırtmasa gerek-- çocuk ne kadar fazla yalan söylüyorsa başı o kadar çok belaya giriyor, ailesiyle daha kötü anlaşıyor ve daha az güvenilir hissediyor.

Anne ve çocukları anlaşma, bağlılık (itaat) ve yalan konularıyla ilgili inceledik. Genel olarak annelerin çocuklarının onlarla aynı fikirde olup olmadıklarını bilmeyecek kadar kötü durumda oldukları görüldü.

• Katılanların %38'inde hem anne hem çocuk aynı fikirde olmadıklarını söylediler.

• %22,8’inde anne de ergen de aynı fikirde olduklarını söylediler.

• Katılanların %40’ındaysa anne de ergen de bir anlaşma olduğunu kabul etmediler.

Bu anlaşmazlıklar her iki tarafta da kendini gösteriyor. Anneler bazen olmadığı halde anlaştıklarını düşünürken ortada olmayan bir anlaşmazlığa da inanabiliyorlar. Örneğin annelerin %35,9’u çocuklarının kendileriyle aynı fikirde olduğunu düşündüklerini söyledikleri halde çocuklarının buna katılmadığı görülüyor. Bununla birlikte, hem anne hem de çocuğun anlaşamadıklarını söyledikleri durum %32.3 oranında kendini gösteriyor.

Anneler çocuklarının ne zaman yalan söylediğinden emin olamıyorlar?

Genel olarak anneleri çocuklarının hangi alanlarda yalan söylediğini bilme konusunda oldukça zayıf bulduk. Pekiyi neden? Bunun sebebi annelerin son derece ŞÜPHECİ olması. Ergenlerin %62'si kendilerine koyulan kurallara katılmadıklarını ama doğruyu söylediklerini belirtirken yanlış olarak anneler çocuklarının yalan söylediklerini ya da bilgi sakladıklarını düşünüyorlar. Anneler çocuklarını, çocuğun mimiklerinden daha iyi yakalıyor ve anlıyorlar.

• Annelerin, ergenlerin %71 oranında kendilerini kandırdıklarını rapor ettiği görüldü.

• Buna rağmen, %29 oranında annenin çocuğunun yalan söylemediğine inandığı noktada çocuklarının yalan söylediği ortaya konuldu.

Bu sonuçlara baktığımızda, ergenlerin sıklıkla ailelerini kandırmaya başvurduklarını ve bu gençlerin %64’ünün de ebeveynleriyle aynı fikre sahip olmadıklarını; ebeveynlerin de, haklı olarak, %68’inin çocuklarının yalan söyledikleriyle ilgili şüpheye düştüklerini görüyoruz. Ancak annelerin çocuklarının onları kandırdıklarından da çoğu zaman emin olmadıkları ortaya çıkıyor. Pekiyi neden? Bunun sebebi çocuklarının kendileriyle ne kadar aynı görüşte olduklarından emin olamamaları.

Başka bir taraftan bakarsak,

• Anneler %57 oranında çocuklarının doğruyu söylediklerini düşünüyorlar ve çocukları doğru söylüyorlar.

• Annelerin %33’ü ise çocuklarının yalan söylediğini düşünüyorlarken çocuklar doğruyu söylüyorlar.

Sonuçta annelerin inançlarıyla çocukların geri bildirimleri arasında farklar olduğunu görüyoruz.

Hangi anneler çocuklarına daha çok güveniyorlar? Hangileri güvenildiklerini hissediyorlar?

Annelerin çocuklarına karşı olan güveni iki yol ile tespit ediliyor: çocukların kendi başlarına ne kadar sorun açtıkları ve annelerin çocuklarının nasıl vakit geçirdiklerini bildiklerine ait inançları. İlginçtir ki, ne çocukların annelerine verdikleri bilgiler ne de annelerin çocuklarının paylaştıklarına ait öngörüleri çok net bir tespit ortaya çıkarabiliyor.

Annelerin bilgisiyse problemli davranışlar ve çocukların inançlarının geçerliliğiyle öngörülebiliyor. Geçerli inançlar çocukların kuralları ebeveynlerinin koyacağına inanmalarına kadar uzanıyor. Ben bunun “iyi evlat” ölçütü olduğunu düşünüyorum, çünkü bu durum çocukların ebeveynlerinin onları koruma, onlara öğretme ve kuralları koyma görevleri olduğuna ve bunu dinlemelerini gerektiğine olan inançlarıyla karşımıza çıkıyor.

Anneler için bu modelimiz aşağıdaki şekilde görünüyor.  (Sol üstten sağa doğru: Ergenin problemli davranışı, Ergenin geçerli inançları, Annenin içsel bilgileri, Annenin güveni)

 


Ergenlerin güvenle ilgili hislerine ait şemaysa çok daha basit. Ebeveynlerinin kuralları koyma haklarına olduğuna inanan ergenler daha çok güvenildiklerini hissediyorlar. Çocuğun bu noktada ne yaptığının çok önemi yok (ergenin inançlarının onda oluşturduğu boyun eğmeye, bilgi paylaşımına, yalan söylemelerine ya da problemli hareketlere rağmen). Eğer ergenler “iyi evlat” olduklarını düşünüyorlarsa güvenilir hissediyorlar. (Soldan sağa doğru: Ergenin geçerli inançları, Annenin ona güvendiğine olan inanç)

Bu araştırmaların tamamından öğrendiğimiz şunlar: Gençlerin ailelerinin doğru davrandıklarına olan inançları arasındaki farklar, çocukların kendileri olmaları ve bunu aileleriyle paylaşmaları ve ebeveynlerinin yakın, destekçi ve biraz katı olmalarının en az 12 yaşında başladığı.

Pekiyi, sizece bu farklılıklar nereden geliyor? İşte, beyin jimnastiği yapabileceğimiz açık bir alan.

 

Koçluk Eğitimi

Paul Ekman

 

Eğitimlerle ilgili olarak sizi aramamızı ister misiniz? Evet lütfen

 

 

Bu makale Psychology Today dergisinden Laden Baygın tarafından çevirilmiştir. 

 

K2_LEAVE_A_COMMENT

K2_COMMENT_FORM_NOTES

© 2014 Sola Unitas Academy. All rights reserved